Küçücük bir saka kuşuydu ‘Yavrukuş’. Yuva kuracak kadar büyümemişti daha. Bilirsiniz, saka kuşları tembel tembel dallarda tünemeyi, oturmayı hiç sevmezler. O da bütün gün dallardan bahçe çitlerine, ev çatılarından çalılıklara neşeyle uçardı. Akşam olduğunda da Yavrukuş kendine ağaçlarda bir kovuk arar, orada konaklardı. Tüylerini kendine yastık yapar, kanatlarını da yorgan...